Çocukluğumda, bayramlarda yeni giysilerin ve el öpme parasının dışında hediye alma verme kültürü, Türkiye“de pek yerleşmiş bir kültür değildi.
Ancak, yılbaşlarında ve doğum günlerinde, hediye alma ve verme yetiştiğim bölgede yerleşmiş bir kültürdü.
En güzeli de; yılbaşlarında arkadaşlarla birbirimize “kitap alma-verme” alışkanlığı idi. Yılbaşı için sınıf arkadaşlarımıza da kitap alma koşuluyla hediye alış verişinde bulunurduk. Acaba, bana hangi kitap alınacak diye her yılbaşında meraklanırdım.
Hediye deyince, benim aklıma nedense hep “ kitap” gelir.
Ben de bu anılarla, yeni yıla girmeden; belki sevdiklerinize kitap armağan edersiniz düşüncesiyle sizlere bir kitaplar seçkisi tanıtımı yapmayı düşündüm.
***
Sevgili meslektaşım ve yazar Kemal Yalçın, 3 gün önce bana güzel bir önsöz ile; Fakir Baykurt Edebiyat Kahvesi grubunun, “Söz Uçar, Yazı Kalır” (Das Gesprochene verfliegt, das Geschriebene bleibt) adlı kitabını gönderdi. Hemen o anda, çok eski arkadaşım Halit Ünal“ın Fakir Baykurt“u tanıtan yazısını; Fakir Baykurt“un Monica“sını, Kemal Yalçın“ın , Dilek Asar“ın, Mevlut Asar“ın, Zehra Biltekin“in, Ümran Kartal“ın ve İlhan Atasoy“un öykülerini bir solukta okudum.
19 öykünün yer aldığı iki dilli kitabın önsözüne Mevlut Koca: “ Fakir Baykurt, bu kitabı da eline alabilseydi gözleri parlar, sevinçle, övünçle gülümserdi. İddiasız, sade, samimi bir eser.” diye yazmış.
Fakir Baykurt Edebiyat Kahvesi; bu kitabı, kurucusu Fakir Baykurt“un ölümünün 10.yılında, O“nun unutulmaz anısına armağan etmiş.
Çocuklarınıza, arkadaşlarınıza, Türkçe ya da Almanca okuyan herkese armağan edilebilecek bir yılbaşı armağanı.Öyküler sade ve anlaşılır bir dille yazılmış. Okullarda bizim gibi iki dille çalışan öğretmen arkadaşlara da iyi bir öykü kitabı.
***
Yine, özellikle gençlerin severek okuduğu Osman Engin kitapları..
Son kitabı “Lieber Onkel Ömer”.
Kitabın kahramanı Osman ya da yazar Osman Engin, en sonunda Anadolu“da yaşayan amcası Ömer“e verdiği sözü tutup ona mektuplar yazıyor.
Almanya“da ki yaşamından yazılmış mektuplardan oluşan bir kitap.Her ay yazılmış iki mektupta, o ayın kültürel, geleneksel olaylarını ele almış Osman Engin. Alman kültürünü ve bir Alamancının mizahi olarak bu kültürde ki yaşamını mektuplara dökmüş yazar.
Rahat, mizahi olarak yazılmış Osman Engin kitaplarını çocuklarınıza, arkadaşlarınıza, hatta ve hatta 7“ den 70 „e herkese armağan edebilirsiniz.
Unutmadan yazayım, sadece Almanca bilenler okuyabilir!
***
Üçüncü kuşak gençler için, benim tercümesini yaptığım yazar Wolfgang Viehweger“in „Fabelhafte Tiergeschichten- Hayvan Öyküleri „ güzel bir armağan. Yazar, Romeo ve Julia, Voltaire, Cleopatra, Diogenes adlı fabllerle, hem edebiyat dünyasını; diğer öykülerde ise Ruhr Havzasının tarihini, fabl yoluyla çocuklardan yetişkinlere ulaşmaya çalışmış. Hayvanların renkli dünyalarını, yıllarca oturduğum bölgenin tarihsel dokusunu öğrendim. Romeo ve Julia ile yine Shakespeare“yi anımsadım.Hayvanların nasıl yaşam savaşı verdiğini, ve de hayvanların insanların yaşamını nasıl değiştirebileceğini; kısaca hayvanlardan bile çok şeyler öğrenmem gerektiğini bu kitabı tercüme ederken öğrendim. Hediye edilecek ve okunacak bir kitap. Anadolu Verlag“tan, iki dilli olarak yayınlandı.
***
Çocuklar için de çok güzel bir kitabım var. Hem de çocukların kendi yazdığı ve resimlediği bir kitap. Kemal Yalçın“ın kendi öğrencileriyle birlikte hazırladığı „ Dedem Almanya“ya Geldiğinde- Als mein Opa nach Deutschland kam „ hem anadilini hem de Almanca“sını geliştirmek isteyen çocuklarımız için okunacak bir kitap. Aslında, çocukların gözüyle dedelerinin Almanya“ya nasıl geldiğini okumak isteyen yetişkinler için de ilginç bir kitap. Dedeler, nineler, anneler ve babalar; çocuklarıyla okuma çalışması yapmak isteyen herkes için çok ama çok şirin bir kitap. Dedeler, nineler Almanca bilmiyoruz demesinler; çünkü kitap hem Türkçe hem de Almanca. Çocuklara armağan edilebileceği gibi dedelerimize de armağan edilebiliriz.
***
Lale Akgün“ün “Tante Semra im Leberkäseland” adlı kitabı da çok rahatça okuncak kitaplardan bir tanesi. Türkiye“den gelen entellektüel bir ailenin ve Lale Akgün“ün anılarından kesitler mizahi ve gerçekçi bir şekilde yazılmış.
“ Aaa, siz Henrich Böll“ü tanıyorsunuz!”
“ Ama, siz iyi Almanca konuşuyorsunuz!”
Lale Akgün, Alman toplumunda belki bu kitabıyla önyargıları kırmak istiyor. Alman dostlarımızın okumasını salık verdiğim hoş bir kitap.
***
Yine, bir siyasetçinin kitabı. "Die Aufsteigerrepublik", "Yükselenler Cumhuriyeti" adlı kitabın yazarı Kuzey Ren Westfalya Eyaleti Kuşaklar, Aile, Kadın ve Entegrasyon Bakanı Armin Laschet.
Bu toplumda göçmen olmanın bir şans olabileceğinin cesaretini veren, devletin bu şansı göçmenlere verecek yeni bir zihniyetin oluşmasını, göçmenlere düşen görevler ve eğitimin önemini hümanist bir anlatımla okurlara sunmuş. Armin Laschet“i tezlerinden dolayı çok iyimser olmakla eleştirenler var. Ancak, ben kendisine Goethe“nin;
"Das Land, das Fremde nicht beschützt, geht bald unter.
Yabancılarını korumayan bir ülke batmaya mahkumdur.” özdeyişi ile kitabını yürekten destekliyorum.
Bu toplumda toplumsal sorumlulukları olan tüm idealistler için düşünülebilinecek bir kitap. Siyasi terimler belki yorabilir bazı okuyucuları, ancak dili sade ve anlaşılır. Kitap tabi ki Almanca. Keşke, Türkçe“ye çevirisi yapılsa.
***
Biraz daha ağır edebi kitapları seven okurlar için de;
Feridun Zaimoğlu“nun “ Hinterland” adlı kitabı düşünülebilinir. Roman kahramanları Ferda ve Aneschka. Roman, Prag“da başlar ama daha sonra Ferda Türkiye“ye, Aneschka da Berlin“e gider. Tekrar Prag“da buluştuklarında yaşanan duygu karmaşılarının anlatıldığı bir roman. Roman 443 sayfa. Sabırlı literatur okuyucuları için.
Feridun Zaimoğlu, melankolik bir ses tekniği ile okumalarında sanki bir Nazım Hikmet, bir Yaşar Kemal ve Gunter Grass karmaşasının bir yansıması gibi geliyor bana.Yanılabilirim de..
Ancak, içimde ki his, sanki Nobel“e koşuyor...Olur mu dersiniz?
***
Bir köşe yazımda Fakir Baykurt ile Feridun Zaimoğlu karşılaştırması yapmıştım.Bu yazımda da kitap tanıtımına Fakir Baykurt“tan başlayıp Feridun Zaimoğlu“nun kitabıyla bitirmek tesadüf oldu.
Evet, sevgili dostlar yılbaşına kitap armağanıyla girmek ister iseniz, belki sizler için bu kitap seçki tanıtımları yararlı olabilir.
Yeni yıla, göçmenlerin okuma kültürünü yerleştirme ve geliştirme umuduyla girmek ne güzel olurdu!
|